KANSER > Kanserle Savaşım Bildirgesi
Kanser Ülkemizde ve dünyada en önemli toplumsal sağlık sorunları arasında en ön sırada yer almaktadır , önemi giderek artmakta ve anlaşılmaktadır.Çünkü her dört ölümden biri , kansere bağlı olarak olmaktadır. Bilinmelidir ki ayrıcalıksız herkes kansere yakalanabilir. Kanserin Parasal olarak getireceğiyük hem birey, hem de bir bütün olarak toplum için çok büyüktür.
Tedavi için harçanması gereken paranın yaklaşık 1/10 ya da 1/15’inin kanser taramalarına harçanması durumunda hastalıkların erken ve tedavi edilebilir dönemlerde yakalanması ile çok sayıda insanın yaşamı kurtulabilecektir.
Erken tanı amacıyla yapılan taramalar pek çokinsanın yaşamını kurtarmasının yanı sıra tedavi masraflarının da azalmasını sağlayabilecektir.
Böylesine öenmli bir sorunla savaşımda bir “Kanser Kontrol Programı”hazırlanmalı ve ilk iki sırayı korunma (birinci korunma) ve erken tanı (ikinci korunma) almalıdır.Bu iki konuya verilecek önem ve ağırlık bir çok kanser olgusunun gelişmesininönlenmesini sağlayacağı gibi önemli oranda olgunun erken evrelerde yakalanmasına olanak verecek kür edilebilecek olgu oranının yükselmesine katkıda bulunacaktır.
Zamanında ve uygun tedavi , izlem , tedavi sonrası bakım ve rehabilitasyon sözü geçen programın diğer aşamalarını oluşturmalıdır. Bu son 4 aşama elbette ki kanser tanısı konan olgularda sonuçlara etkili olabilicek çok önemli etkenlerdir. Bazı dış etkenlerin kontrol altına alınması ile kanser gelişimi önlenebilir.
Araştırmacıların öngörülerine göre kanserden korunma ile ilgili tüm önlemlerin eksiksiz alınması durunda tüm kanserlerin üçte ikisine yakın bir bölümü önlenebilir neteliktedir.
Düzenli inceleme ve taramalar ve kendi kendine muayene alışkanlığının edinilmesi ve bazı kanser türlerinde erken dönemde tanı konulması yardımcı olabilir ki , bu durumda yapılacak olan tedavininbaşarı şansı çok daha yüksek olacaktır. Sözü geçen kenser türleri, yeni tanı konan tüm kanser olgularının yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Taramaların yanı sıra insanların kanseri düşündürecek bilirtileri çok iyi bilmeler i ve duyarlı olmaları da hastalığın erken yakalanmasında rol oynayacaktır.
Erken tanı ile halen %50 olan kür edebilme oranının %95 lere varabileceği düşünülmektedir.
Temel biyolojik ve klinik araştırmalar , kanseri anlama ve tanı ve tedavileri yönlendirmede çok önemli köşe taşını oluşturmaktadır. Bu yüzden temel tıp araştırmalarına gereken önem verilecek , yakın gelecekteçok daha fazla sayıda insanın kanseri yenmesinin yolu açılmalıdır.
Birincil (korunma) ve ikincil korunmaya (erken tanı) yönelik toplumsal eğitim programları yaşama geçirilmelidir. Bu tür programlarda başta okullar olmak üzere toplumun tüm katmanları hedeflenmelidir. Hastalıkla bir biçimde tanışmış toplumun önde gelen isimleri ve yazılı / sözlü basın tarafından soruna sahip çıkılmalı ve akılcı bir biçimde çözümler üretilmelidir.Kanserin hemen ölümü çağrıştırması gibi toplumda kanser konusunda var olan yanlış ve olumsuz önyargıların giderilmesi ve yerine sağlıklı bir bakış acısının yanı sıra yazılı, sözlü basına da büyük görev düşmektedir.Yazılı / sözlü basın tarafından işlenen , kanser haberlerinde duyarlı olunmalı ve konuyla ilgili toplumumuzu tanıyan uzmanların süzgecinden geçirildikten sonra haberlere aktarılmalıdır .Sözü edilen ön yargıdan dolayı insanlar kanser hakkında bilgilenmekte kaçmakta ve oluşan kısır döngü kırılmalı ve insanların hastalıkla tanışmadan önce kanser konusunda kulak kabartmaları ve bilgilenmeleri sağlanmaktadır.
Kanser bakımımda nitelik düzeyi yükselmektedir.Bu amaçla kanser merkezleri de insan ve donanım açısından geliştirilmelidir.Hastaların daha nitelikli hizmete ulaşabilmeleri için sıkça karşılaşılan sevk sorunları giderilmelidir.Kanser hastalığının psiko-sosyal boyutu göz ardı edilmemeli ve bu konuda gerekli donanım sağlanmalıdır.Temel ve klinik kanser araştırmaları desteklenmelidir.Sigara kullanımı konusunda eğitim çalışmaları yoğunlaştırılmalı ve sigara kullanımı azalarak , sigaraya bağlı kanser sıklığı ve kensere bağlı ölümlerin azaltılması amaçlandırılmalıdır.konuyla ilgili olarak çalışan dernek ve vakıflara katkı özendirilmelidir.
Bu tür yapılanmaların önümüzdeki dönemde oluşturulması gereken kenserle ilgili devlet politikalarının biçimlendirilmesinde katkı ve öneri alınmalıdır.
Prof.Dr.Kayıhan Engin
Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği
Onko-day Onursal Başkanı