KANSER > Kanserde Tedavi Süreci

Merhaba...,

Şu anda sizinle kansere yakalanmış , iyileşmiş ya da iyileşme yolunda olan Onkoday gönüllüleri

adına konuşuyorum. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz ? Bir insan, kendini nasıl hissetmek isterse

öyle hissedebiliyormuş. Bu tamamen kişinin elinde olan bir şeymiş. Biz buna önce inanamadık,

ama şimdi bunu yaşıyoruz.Kendimizi olağanüstü moralli ve keyifli hissediyoruz.

Bizde kanser olduğumuzu ilk öğrendiğimiz ilk günlerde, şu anda sizin hissettiğiniz çeşitli korku

ve endişeleri yaşadık. Başımıza bu da mı gelicekti... Allah'ım neden ben... şansa bak.... Nasıl iyi

olacağiz,yoksa kısa bir süre sonra ölecek miyiz" gibi düşünceler,gündüz aklımızdan çıksa gece

rüyalarımızda peşimizi kovaladı durdu.Zihinlerimiz hep ölüm senaryoları kurmakta idi.oysa yaşa-

mak, ne kadar güzeldi. Daha yapacak çok şeyimiz vardı. Kanseri atlatmalıydık. Evet, bu kanseri

atlatmalıydık.Buna inandık ve çok şükür atlattık. Şimdi sıra sizde.

Kanser olmak bize çok şey öğretti.Hayatı paylaşmayı öğrendik,sevmeyi öğrendik, duygularımızı

ifede etmeyi öğrendik,bilmediğimiz yönlerimizi öğrendik,iyileşme gücümüzü öğrendik.Fedekarlık

yapmaktan vazgeçtik, özveriyi öğrendik. İşte bu kaset, bu özverinin bir eseridir.

Bizlerin nasıl iyileştiğini ve neler yaşadığımızı sizinle paylaşmayı istedik. Aileniz , dostlarınız,

doktorlarınız zaten hep yanınızda. Artık bizler de yanınızdayız, yalnız değilsiniz.

Kanserin iyileşmesinde, olmazsa olmaz şartlar vardır. Bunlardan biri; bu hastalığa yakalanmış

ve iyileşmiş insanların varlığını bilmek, onlarla tanışmak, onların nasıl iyileştiğini dinleyerek onları

örnek almak. Bizler, birbirimizle paylaşarak , konuşup dertleşerek birlikte iyi olduk.

Önce size Onkoday'dan söz etmek istiyorum. Onkoday; yanı, Uludağ Onkoloji Dayanışma

Derneği 1997 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi görmüş ya da görmekte olan

hastalar, hasta yakınları ve radyoterapi çalışanları ile birlikte Radyasyon Onkoloji ABD:Bşk.Prof.

Dr. Kayıhan Engin tarafından kurulmuştur.Derneğin temel amacı ;

hasta ve yakınları arasında sosyal dayanışma, bilimsel çalışmalara katkı ve kansere karşı

toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesidir. Bursa 'da Kaplıkaya'da bulunan merkez binamız

Onko-day Umut evi ve atölye olarak hizmetlerini sürdürüyor.

Her gittiğinizde bizlerden birini orada bularak sohbet etmeniz, bilgi almanız mümkün. Bizi

dinlerken geri planda duyduğunuz müzik,nihavent makamında.Nihavent makamının belki şimdiye

kadar bilmediğiniz yönü;dinlerken insana huzur ve barış duygusu vermesi, kasları rahatlatması

ve genel bir iyilik hali oluşturması. Şimdi kendinizi müziğin akışına bırakın ve o rahatlığı hissedin.

Rahatlamanız son derece önemli. Vücudumuzu sakinleştirerek, tedaviden daha fazla yarar

görmeniz mümkün olucak. Kaset süresince bizim yaptıklarımızı anlatacağız size. Bunlar

arasında en önemlilerinden biri vücudunuzu rahatlatmanız. Bu rahatlama sağlıklı hücrelerin

güçlenmesi demek. Şimdi arkanıza dayanın ve bir araya geldiğizde bizim sık sık tekrarladığımız

şu sözü içinizde söyleyin :

HASTALIK BİR SON DEĞİL ; İYİLEŞMEYE GİDEN YOLDUR.

Bu söz , şu anda size anlamsız gelebilr, ilk duyduğumuzda bizede anlamsız gelmişti. Şöyle

düşünmüştük; ben iyileşiyor muyum, yoksa tedavinin vücudumda meydana getirdiği yan etkiler

nedeniyle daha mı kötü oluyorum diye bile endişe etmiştik. Öyle ya ; bir yandan ameliyatlarla

uğraşıyor, diyer yandan kemoterapi ve radyoterapinin bir takım yan etkileriyle karşı karşıya

geliyoruz. Bu nasıl iyileşme diye düşünmüş ve bazen karamsarlığa bile kapılmıştık. Bu yan

etkilerin, kanser tadavisinin doğal bir sonucu olduğunu kabul etmek zaman alıyor. Arkanıza

dayanın ve bu yan etkilerin tedavi sırasında ortaya çıkabileceğini, ancak iyileşmenize

kesinlikle engel olmadığını bilin ve kabul edin önce. Bu yan etkiler, kanser hücreleriyle

sağlıklı hücrelerin mücadelesidir. Kazanan biz olduk. Doktorlarınızla konuşun. Onların verdiği,

yan etkileri azaltıcı ilaçları kullanın. Psikologunuzla konuşun, moraliniz hep güçlü tutun. Şimdi

işin en önemli yanlarından birine geliyoruz. Yan etkileri atlatmak ve tedavinin başarılı

olması için, olumlu düşünmenin önemini anlamalısınız. Bizim sürekli tekrarladığımız; "hastalık

bir sorun değil, iyileşmeye giden yoldur " özdeyişini düşünmek ve bunun gerçekleşmesi için

hiçbir çabayı esirgememek gerekiyor. Öncelikle ; " neden ben, başıma bunlar nereden geldi ? "

diye düşünmekten vazgeçin. Niye ? Artık sizin için önemli olan hastalığı değil, sağlığı düşünmek.

Ölümü değil,yaşamı düşünmek.Hataları değil, çözümü düşünmek. Etrafınıza bir bakın,sizin gibi

kanserden iyileşmeye çalışan birçok insan var. Yalnız olmadığınızı görmek için biraz çevrenize

bakmanız yeterli.

Bu hastalıkla ilgili yazılan tüm kitapların ve hastalığı anlatarak eski sağlığına kavuşan bizim gibi

tüm insanların ortak görüşü; iyileşme yolunda kendi gücünüzü harekete geçirmek için elinizden

geleni yapmanın önemli olduğudur. Bu sizin hayatınız, başkasının değil. Şimdi dikkatle dinleyin.

Kendi iyileşme sürecinize katılmanız,iyileşmeyi bütün vücudunuzla istemeniz gerekiyor.

Bunun için ilk yapmanız gereken; tedavinizi doktorlarınızın desteği ile sonuna kadar götürerek

tamamlamak. Ne durumda olursanız olun iyileşeceğinize inanmanız gerekiyor. Siz inanmadan

olmaz. Bizler onkoday da ve radyoterapi merkezinde terapi amaçlı söyleşilerine

katılarak, kendi iyileşme gücümüze daha kolay inanabilir ve harekete geçebilirsiniz.

Bizler bu söyleşilerden çok şeyler aldık. Psikolojik destek ve moral, ilaç kadar önemli.

Kemdinizi cesaret ve umutla ifade etmeli, iyileşeceğinize dair bir an bile ümüdinizi kaybetme

melisiniz. Ümit ne kelime, iyileşmede iddialı olmalısınız. Çünkü bu sizin hayatınız, başkalarının

değil. Biz öncelikle, yeryüzünde bir çok hastalık bulunduğunu, kanserin de bunlardan biri

olduğunu kabul ederek işe başladık.Hastalıklar da, sağlıkta biz insanlar için. Hastalanan biz isek,

iyileşen de biz olacağız. Vücudun iyileşme sistemine yürekten inanmalı ve emin olmalıyız.

Nasıl ki, kırılan bir kemik kendiliğinden kaynıyor ve eskisinden bile sağlam oluyorsa,nasıl ki

yaralar kendiliğinden kapanıyorsa,nasıl ki kesilen bi yer kendiliğinden eski haline dönüyorsa ;

vücut, kanser hücrelerini de öyle yok edebilir.

Bizler bunu yaşadık, şimdi sıra sizde.

Bizler hayatı bir bütün olarak algılamayı öğrendik. Yaşamak, öğrenilmesi gereken bir sanatmış.

Bugüne kadar yaşamın bir çok yönünü ihmal etmişiz. Bu hastalık, yaşama sanatını öğrenmek

için çok iyi fırsat oldu bize.

Sağlıklı bir yaşam için beslenmenin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Onkoday'ın gönüllü

beslenme uzmanları bu konuda bize yardımcı oldular. Onların bize anlattıklarını özet olarak

sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yediklerimizden sağlıklı olarak yararlanmak için, bazı temel

prensiplere dikkat etmemiz gerekiyor.

1. İdeal vücut ağırlığınızı korumalı, bunun için günlük enerji alımını ve harçamalarını

dengelemelisiniz.

2. Toplam yağ alımını azaltmalı, yağlı etleri, kızartmaları en az miktara indirmelisiniz.

3. Taze sebze ve meyve tüketimini arttırmalı, karnabahar, lahana, ıspanak, brokoli, brüksel

lahanası gibi sebzeleri öğünlerinize eklemelisiniz; A, C, E vitaminleri, karoten ve selenyum

alımını arttırmalısınız.

4. Kurubaklagil ve tohumlara da öğünlerinizde yer vermelisiniz.

5. Sarımsak ,soğan arpacık soğanı,nane,maydonuz gibi sebzeleri yemek hazırlamada ihmal

etmemeli ; beyaz ekmeği değil, doğal ekmeği tercih etmeliyiz. Mevsimlik taze sebze ve

meyvelerin alımını artırırken ,bütün rafine yiyeceklerden uzak durmalı,özellikle şeker ve şekerle

yapılan yiyeceklerin mikrarını azaltmalısınız.

6. Yiyeceklerin hazırlanışında, kızartma ve tütsüleme yönteminden sakınmalı; salamura, turşu

gibi fazla tuzlu yiyeceklerden az miktarda tüketmelisiniz.

7. Alkol ,sigara ve her türlü katkı maddelerinden sakınmalısınız.

Tüm bu saydıklarımız,kanser hastalığının yiyecekler ve beslenmeyle olan ilişkisinde bilimsel

olarak da saptanmış bilgilerdir. Kanserlerin üçte biri yanlış ve sağlıksız beslenmekten ,üçte biri

ise saigaradan kaynaklanıyor. Bu nedenle , beslenmemizi ciddiye almalı ve sigaradan uzak

durmayı öğrenmeliyiz.

Kanserden iyileşmek, vücudumuzun savunma, bağışıklık ve iyileşme sisteminin güçlenmesi

ile mümkün . Vücudumuzun güçlenmesi ise , her öğün yediğimiz yiyeceklerle ve psikolojik

durumumuzla doğrudan ilgilidir.Bunları düzenleyerek bu üç sistemi güçlendirmemiz ve iyileşen

hastaların korkulu rüyası olan tekrarlardan,yanı nükslerden kurtulmamız mümkündür.

Buna ek olarak, yemek yerken zevk almayı öğrenin. Müzik eşliğinde rahat ve severek yiyin.

Yediğinizin her şeyin tadına varın.Yediklerinizi size sağlayan doğaya teşekkür edin.Her yediğiniz

şifa olucaktır. Yiyecek satın alırken,hazırlarken ve yerken bilinçli ve dikkatli olun.

Şimdi arkanıza yaslanın ve şu müziğe kulak verin ...Rahatlayın ve hep rahat olun...Kendinizi

koltuğa bırakın , vücudunuzdaki stres kendiliğinden uzaklaşsın. Vücudunuz rahatladıkça,

ilaçların ve yediğiniz gıdaların size ulaşması kolaylaşıyor,iyileşme hızlanıyor.Rahatlamaya

önem verin,rahatlayın... (nihavent makamı devam ediyor...)

Sizle paylaşmayı istediğimiz bir başka şey, "düzenli hareket etmek"le ilgili. Biz birbirimize

sürekli şu sözü tekrarlarız. " Hareket edin ve enerji kazanın ". Hareket ettikçe vücunuz sürekli

sağlık mesajı alacaktır.Kemoterapi ve radyoterapiler sonrasında vücudunuzu saran yorgunluktan

kurtulmanın yolu yatmak değil, gücünüzü toplayarak yürümektir.Hafif tempolu küçük yürüyüşler

ile başlayın, Sonra bunu giderek arttırın. Önceleri biraz yorulsanız,sıkılsanız bile,giderek güçlenir

ve zevk almaya başlarsınız. Her yürüyüşten sonra kendinizi kutlayın.Yürürken cevrenize bakın.

Eğer parkta yürüyorsanız, parktaki çiçek ,ağaç ve diyer bitkileri tanımaya ,onlara farklı gözlerle

bakmaya çalışın. Doğadaki güzelim canlanma,büyüme,iyileşme gücünü fark edin.Aynı iyileşme

gücünün sizide sardığını, içine aldığını hissedin.

Yürüyüş dışında , kendinizi müziğin ritmine bırakarak dans etmeyi deneyin. Dans etmek

gerçekten çok kolay ve zevkli bir şey.Yapacağınız tek şey ; müzik eşliğinde yavaş yavaş hareket

etmek ve ara sıra sağa sola dönmektir. Ben dans etmeyi bilmem,yapamam,sevmem demeyin.

Mutlaka deneyin.Hastalıktan iyileşirken bunuda öğrenmiş olursunuz.Müzik eşliğinde yavaş yavaş

hareket ederken bedeninizdeki iyileşme gücünün harekete geçtiğini ve savunma sisteminizin

güçlendiğini düşünün , bunu hissedin. Bizler bundan çok yararlandık. Yiyecekler ve ilaç kadar

önemli.

Bunu dışında, yoga gibi ; beden dilinizi geliştirmeniz, ruhsal farkındalığınızı arttırmanız ve

vücudunuzu güçlendirmeniz için etkili olan teknikler uygulayabilirniz. Bu konuda bizlerden bilgi

edinebilirsiniz. Cevrenizi izleyerek kendinizde yeni teknikler bulabilirsiniz. Bedeniniz iyileşme

yolundaki bu çabalarınıza kısa bir süre sonra eşlik edecektir, uygulamalarınızdan asla

vazgeçmeyin.

Bizler iyileşirken , kendimizi tanımak ve rahatlamak amacıyla denediğimiz etkinliklerden biride

günlük tutmaktı, ilk anda ne yazacağım diye düşünebilirsiniz. Ancak çok işe yarıyor. Yanınızda

bir defter ve kalem bulundurun. Canınız sıkıldığında ,aklınızdan geçenleri kimseyle konuşmak

istemediğinizde yazmayı deneyin. O gün neler yaptığınızı yazın. Kontrollerinizde doktorlarınıza

sormak istediklerinizi not edin. Psikoloğunuza danışmak yada paylaşmak istediklerinizi not edin.

Bir yerde okuduğunuz güzel sözleri, şiirleri, fıkraları yazın. Sonra bunları sevdiklerinize okuyun.

Onlarla paylaşın . Tedaviler sırasında birbirinize okuyun. Bizler birbirimizle tedaviler sırasında

tanıştık. Şu anda birbibirimizin en iyi dostuyuz. Benim tedavi aldığım sırada karadenizli bir

bey vardı.Onun anlattığı fıkralarla zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum bile.

Aynı deftere rüyalarınızıda yazabilirsiniz.Eskiler "rüyanı suya anlat" derlerdi.Sizde deftere yazın.

Sonra oturup yazdıklarınızı okuyun.Kendinizi sevin.Yazdıklarınız için ,mücadeleniz için ,

yaptıklarınız için kendinizi kutlayın.

Sizinle paylaşmak istediğimiz konulardan biride kenserin duygusal yönleri. Doktorlar ve

psikoloklar, kanserin ruhsal yapımız ile olan bağlantısı konusunda fikir birliğine varmış durumdalar.

Bir çok onkoloji kliniği,ruhsal tedavi ve psikolojik güçlendirmeyi içeren birimlerle birlikte çalışıyor.

Kanser geliştirmeye uygun kişiliğin birde tanımı çıkartılmış. Buna göre, kanser geliştirmeyi

eğilimli kişiler; en doğal duygularını bastıran, içine atan, hayır diyemeyen, çatışmadan kaçınan,

yaptıkları işin mükemmel olamsına çalışan, alıngan, yaptıklarından suçluluk duyan, affetmeyi ve

özellikle kendini affetmeyi bilmeyen , kendisi hakkında olumsuz değerlendirmeye sahip, diğer

insanların genellikle kendisinden önce geldiğine inana, her hangi bir hediye kabul etmekte

zorlanan kişiler olarak tanımlanmakta. Bizler dernekte yaptığımız konuşmalarda çoğumuzun bu

özelliklerinden biri ya da birkaçına sahip olduğumuzu farkettik.Bunlardan kurtuldukça ve kendimizi

sevdikçe, vücudumuzun iyileşme sisiteminin güçlendiğini hissetmeye başladık.

Böylece, iyileşme sürecine giden yol önümüze açıldı.

Nasıl iyileşeceğimiz,bir birey olarak kendimizi nasıl seveceğimiz,dış dünyaya açılmak ile bağlantılı.

Ben tedavi sırasında her gün kırlara çıkıp var gücümle bağırmak istiyordum.Ben niye bağırmak

istiyorum.diye düşününce;bağırma isteğinin, içimde birikmiş olan öfkeden kaynaklandığını anladım.

Tedaviye giderken şarkı söylemeye başladım.Müziğin olağanüstü iyileştirici yanıyla böyle tanıştım.

Sonra çok basit düzeyde müzik aleti çalmaya denedim. Bu beni, Türk müziği makamlarının

iyileştirici yanı ve müzik dinlerken rahatlama ve bedenimdeki stresi atma ile tanıştırdı.

Kendinizi sevme konuşunda bireysel yeteneklerinizi geliştirmeniz son derece önemli. Dernekte

bazı arkadaşlarımız resim kursları düzenledi.Tiyatro oyunları sahneye kondu.Bu oyunlarda birlikte

rol alarak kendimizin farklı yönlerini birlikte keşfettik.Yılbaşlarını,doğum günlerini birlikte kutladığımız

gibi, hayatı bir bütün olarak algılamaya çalışarak, kaybettiğimiz arkadaşlarımızın acılarını da

birlikte hafifletmeye çalıştık.

Şimdi her birimizin hayatta bir amacı var. Yaşamak, üretici olmak ve diğer kanser hastalarının

iyileşmesine katkı sağlamak. Çünkü biz, kanserden birlikte iyileşmenin önemine inanıyoruz.

Bütün bunların dışında ; kendinizi ve hayatı tanımak hakkında , kanserden iyileşme hakkında

yazılmış güzel kitaplar var.Onları okuyabilirisniz . Bunların isimleri dernekte var,alabilirisniz.

İyileşmede en önemli olan şey ; kendinizden kaçmamak,kendinizle ve korkularınızla yüzleşerek

her gün daha iyi olmak."Hastalık bir son değil,sağlığa giden yoldur" özdeyişini kendiniz için geçerli

kılmaya çalışmalısınız. Unutmayın ki, bu sizin hayatınız, başkalarının değil. Hayatınızı hiç kimse

sizden daha iyi koruyamaz ve nasıl yaşayacağınıza karar veremez. Sağlığınıza ve hayatınıza

sahip çıkın.

Sağlık ve esenlikle kalın…

Onkaday Gönüllüleri...

 

 

 

Bu Metin ; Sayın Prof.Dr.Rana ASLANSOĞLU

Sayın Klinik Psikolog Yalcın Kireççi

Sayın Diyetisyen Nurten Pehlivan

Tarafından Onko-day için hazırlanmıştır.